Suyu Yöneten Dünyayı Yönetir

“Hayatın olmazsa olmazı olan su kaynakları can çekişiyor, suyu kirlenmiş bir dünya yaşanılır olmaktan çıkar,” diyen MMI Eurasia Genel Müdür Yardımcısı Namık Sarıgöl; “Başta su kaynakları olmak üzere doğayı kirleten atık su ve katı atıkların yönetimi, hayatın geleceğinin planlanmasıdır,” şeklinde konuştu. “İnsanlık her zaman su kaynaklarına yakın olacak şekilde yerleşmiş ve suya dayalı bir medeniyet geliştirmiştir. Yerleşim yoğunluğu ve sanayileşme ile birlikte su kaynaklarının kirlenmesi süreci de hız kazanmıştır,” diyen Namık Sarıgöl, 21-23 Ekim 2021 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nin (İFM) 5 ve 6 numaralı salonlarında gerçekleştirilecek olan IFAT Eurasia Uluslararası Çevre Teknolojileri İhtisas Fuarı’nda bu konuya özel olarak odaklanılacağını belirtti. Namık Sarıgöl şunları söyledi:

MMI Eurasia Genel Müdür Yardımcısı Namık Sarıgöl

“Bir yandan iklim değişikliği, öte yandan endüstriyel atıkların kontrolsüz bir şekilde çoğalması, yerleşim birimlerinden doğan atıkların da bunlara eklenmesi ile atık su ve katı atıkların yönetimi stratejik bir hal almaktadır. Son olarak Marmara’da yaşanan müsilaj sorunu atık yönetiminin hayati bir önem taşıdığının altını tekrar çizerken, Marmara Denizi bize; yer altı ve yerüstü su kaynaklarının, bunları besleyen ormanların, dere yataklarının atıklarımızın depolama alanları olmadığını gösterdi. Başkanlığını TÜBİTAK’tan Prof. Dr. Hasan Mandal’ın yaptığı, 11 ayrı üniversiteden ve Tübitak’tan akademisyenlerin bir araya geldiği Marmara Denizi Bilim ve Teknik Kurulu 22 maddelik Marmara Denizi Eylem Planını oluşturdu. Eylem planının büyük bir kısmı katı atık ve atık su yönetimi projeleri ile ilgili. Gelişmelerin, ülkemizdeki planlamaların bütüncül yaklaşımla ele alınması için bir şans olduğunu düşünüyorum.”

Dünya nüfusunun kentlerde yoğunlaştığına dikkat çekerek; “Kentsel yerleşim Avrupa’da yüzde 73, dünyada ise yüzde 55 civarında. Dünyadaki oranın 2030 yılında yüzde 60’ı geçmesi bekleniyor,” diyen Namık Sarıgöl; “Kentleşme arttıkça çevre sorunları da artış göstermekte. Çevre kirliliğinin yaşamımıza doğrudan etkilerine ek olarak, tarih boyunca yaşanan tüm salgınların çevresel etkilerle ivme kazanması süreci, korona salgınında da karşımıza çıktı.” şeklinde konuştu. Namık Sarıgöl son olarak şunları söyledi:

“Korona ile sürdürülen global mücadelenin içinde olan Türkiye, eş zamanlı olarak bir de müsilaj ile uğraşmak zorunda kaldı.  Marmara’dan başlayarak yayılma eğilimi gösteren müsilaj, çevre kirliliğinin olumsuz sonuçlarına ülke bazında yoğun bir şekilde dikkat çekti. Oluşan bu toplumsal ilgiyi çevre sorunlarımıza çözümler bulmak için itici bir güç olarak kullanmamız gerekiyor. IFAT Eurasia Fuarı’nda katı, sıvı ya da gaz, endüstriyel ya da kentsel tüm atıkların yönetimine ilişkin önemli bir teknoloji ve bilgi paylaşım ortamı sağlanacak. Başta yerel yöneticiler olmak üzere, merkezi karar alıcılar ve sanayi birimleri işin özüne odaklanarak, doğal kaynaklarımızı korumak için önemli adımlar atacaklar. Bu da fuarımıza yaşamsal bir önem kazandırmakta.”

IFAT Eurasia Uluslararası Çevre Teknolojileri İhtisas Fuarı

IFAT Eurasia Uluslararası Çevre Teknolojileri İhtisas Fuarı 21-23 Ekim 2021 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. IFAT Eurasia, 2019 yılında Kuzey-Güney Amerika’dan Avrupa’ya, Balkanlar’dan Hint Yarımadası’na kadar uzanan coğrafyadan gelen 339 teknoloji sağlayıcısını 84 ülkeden 10 bin 467 ziyaretçi ile buluşturdu. IFAT Eurasia, çevre teknolojileri sektörünün Avrasya bölgesindeki önde gelen etkinliği konumunda bulunuyor.